Ergenlik bireyin çocuksu tutum ve davranışlarının yerini yetişkinlik tutum ve davranışlarının aldığı, cinsiyet yetilerinin kazanıldığı dönemdir. Genel olarak 12- 20 yaş arası ergenlik dönemi olarak adlandırılır. Sosyoekonomik koşullar, iklim ergenliğin başlangıcında etkili olmakta, olgunlaşmanın geç ya da erken olmasına neden olmaktadır. Gerek ergenlik gerekse gençlik dönemleri insan yaşamının en güzel, en mutlu ve en güçlü dönemleri olurken, aynı zamanda birer kriz ya da bunalım dönemleridir. Gerek biyolojik, gerekse sosyal bakımdan en önemli değişiklik sayılan ergenlik ve gençlik dönemleri yıllar boyunca halk arasında oldukça şatafatlı sözlerle belirlenmiş "buhran çağı", "delikanlılık", "ateşli gençlik", "kabına sığmazlık" gibi deyimler hep bu dönemi anlatmada kullanılmıştır.
ERGENLİKTE GELİŞİM GÖREVLERİ:
1.Bedensel özelliklerini kabul etmek ve bedeni olumlu kullanmak,
2.Cinsel rolünü kabul etme ve bu role uygun davranışlar geliştirme,
3.Her cinsten yaşıtlarıyla yeni ve daha olgun ilişkiler kurmak,
4.Ana-babadan ve diğer yetişkinlerden duygusal bağımsızlığı gerçekleştirme, kendisi ile ilgili önemli kararlar verebilme,
5.Meslek seçimi için gerekli ön hazırlıkları yapma ve kendisine en uygun olan mesleği seçebilme,
6.Evliliğe ve aile yaşamına hazırlanmak.
Ergenin bu gelişim görevlerini yerine getirebilmesi için daha önceki yılların gelişim görevlerini zamanında tamamlaması ve fizyolojik gelişimi açısından yaşına uygun bir olgunluk düzeyine erişmiş olması gerekmektedir.
Gelişim çağına özgü gelişim görevlerinin zamanında yerine getirilmesi kişinin çevresi ile uyumlu bir ilişki kurmasına, başarılamayan her gelişim görevi ise kişiliğin uyumunda bir soruna ve güvensizlik durumunun oluşmasına neden olmaktadır. Gelişim görevlerinin zamanında başarılmasına kişinin kendine duyduğu güven ve saygı, bunun yanında sosyal çevrenin kişiye sunacağı güven ve ön yaşantıların çeşitliliği önemlidir.
ERGEN NE HİSSEDER, NASIL DAVRANMAK İSTER?
1- Ergenin genel olarak duygularında istikrarsızlık olduğu görülür. Bir gün önce çok mutlu ve enerjik olan ergen ertesi gün kabuğuna çekilmiş ve bitkin olabilir. Duygular anlık olarak bile değişkenlik arz edebilir. Bu nedenle ebeveynin bunu kabul etmesi ve her defasında “Daha dün iyiydin, şimdi ne oldu?” türünde sorgulamalara ve baskıcı yaklaşımlara girmemesi gerekir.
2- Bu dönemde ergen duygularını çok dolu ve coşkulu yaşar. Gerek ses tonu ve vurgulamaları ve gerekse mimikleri önceki döneme göre duygularını daha fazla ifade ediyor niteliktedir.
3- Diğer dönemlere göre daha yoğun hayal kurar ve gerçekten zaman zaman uzaklaşır. Bu hayaller gelecek planlarını kapsayabileceği gibi genellikle karşı cinsle ilgili hayaller olabilmektedir.
4- Ergen zaman zaman yalnız kalma isteği içinde olabilir. Odasına çekilen ve yalnız kalmak istediğini söyleyen bir ergenin ciddi bir sorunu olduğu düşünülüp kaygılanılmamalıdır. Ergen kendisi ile baş başa kalıp yaşadıklarının muhasebesini yapma ihtiyacı hissedebilir.
5- Ergen kendini yorgun hissedebilir, buna bağlı olarak çalışmaya karşı isteksizdir. Vücut enerjisi âdeta büyümeye harcanıyor gibidir.
6- Ergen yaşadığı bedensel değişimlere bağlı olarak çekinebilir ve kendini saklama ve bu değişimlerden çevreyi haberdar etmeme isteği içinde olabilir.
7- Yeni şeyler deneme merakı artmıştır.
8- Bu dönemde arkadaş çok önemli bir noktadadır. Bu nedenle arkadaş seçimi konusunda ergenin dikkatli olması ve ailenin hassas davranması gerekir.
9- Bu dönemde ergenin fark edilme ve takdir edilme ihtiyacı vardır. Bu ihtiyacını aile içinde gideremeyen ergen, farklı arkadaş gruplarında bu ihtiyacını giderebilir.
BİR DAKİKANIZ VAR MI? ONU ÇOCUĞUNUZA AYIRIN
1-Çocuğunuza zaman ayırın, bu ona önem verdiğinizi gösterecektir.
2-Çocuğunuzu doğru bir şey yaptığı zaman sözle ve davranışlarınızla ödüllendirin, bu onu iyi davranış konusunda cesaretlendirecek ve aranızdaki iletişim hattını açık tutacaktır.
3-Onu dinlediğinizi gösterin, anlattığı konuyla ilgili soru sorun. Eğer çocuğunuz sizinle konuşmak istediğinde dinlemezseniz, siz iletişim kurmak istediğinizde ona ulaşmanız çok zor olur.
4-Kurallar koyun ve uygulayın. Kurallar her çocuğun ihtiyacı olan sınırları çizer.
5-Düzenli olarak çocuğunuzla birlikte yemek yiyin. Öğünlerini aileleriyle birlikte yiyen ergenler, sigara içmeye ya da madde kullanmaya daha az eğilimli olmaktadırlar. Birlikte yemek yerken televizyonu unutun, TV seyretmek yemek sırasında kuracağınız iletişimi engeller.
6-Gününüzden beraber söz edin. Her ebeveyn, çocuğuna “günün nasıl geçti?” diye sorduğunda çocuğun “iyi” diye cevap verdiğini duymuştur. Sonra sessizlik. Çocuğunuzun açılmasına yardımcı olmak için önce siz gününüzden bahsedin.
7-Çocuğunuza yaptığı iyi bir davranışta bir teşekkür notu yazın, bunu kitabının arasına ya da yastığının altına bırakın.
8-Çocuğunuza nasihat etmeyin, bir işe yaramaz.
9-Çocuğunuzu serseri, deli vb sıfatlarla etiketlemeyin.
10-Her iki tarafın da öfkeli olduğu durumlarda tartışmayı erteleyin.
11-Eşiniz ile konuşup çocuğunuza karşı “tek ses” çıkartın.
12-Çocuğunuzun kimlerle arkadaşlık ettiğini bilin.
13-Herhangi bir konuda onun da fikrini alın, aile konularının dışında tutmayın .